Bize Ulaşın


Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

  • Botoks uygulaması sonrası nelere dikkat edilmelidir?

    Uygulamadan sonra botilium toksininin istemediğimiz yerlere gitmesini önlemek için bazı kurallara dikkat etmek gerekir.

    • Öne eğilerek secde pozisyonuna gelmemeli,
    • Tam düz yatmamalı,
    • O bölgeye masaj yapmamalı,
    • Sıçramalı egzersiz ve dans yapılmamalı,
    • Aşırı sıcak banyo ve sauna yapılmamalı,
    • Aşırı alkol içilmemeli,
    • Makyaj yapılmamalıdır.
  • Botoks etkisi ne zaman başlar ne zaman biter? Seans aralıkları ne kadardır?

    Etkisi 2-3 gün içinde başlar ama kişinin hissetmesi 7-10 gün sürer. Tam etki 2 hafta da pik yapar ve 4 hafta kadar devam eder. Daha sonra etkisi yavaş yavaş azalır. Etki 2-6 ayda ortalama 4 ayda büyük oranda kalmaz. Kalıcı bir uygulama değildir. Tekrarlama seansları ilk yıl ortalama 4 ayda birdir. 2. Yıl ortalama 6 ayda bire düşer. Doğru yapıldığı zaman kişide rahatsız edici bir görünüm olmaz. Sadece güzel bir aydınlanma fark edilir.

    Tekrar yapılmaz ise daha kötü olmaz, bu yanlış bir algıdır. Sadece ilk duruma yani yapılmadan önceki haline döner.

  • Botoks uygulaması nasıldır, ağrılı mıdır?

    Her mevsim yapılan bu uygulama öncesi bölge lokal anestezik krem sürerek kısmen uyuşturulur. O nedenle ve oldukça küçük iğnelerle yapıldığı için çok acılı olmaz. Yapılacak bölgeye, yapılan kişinin kas yapısına ve rahatsızlığına göre doz ayarlaması yapılır.

  • Botoks kimlere yapılmaz?

    Gebelere, emzirenlere, kanser gibi ciddi sistemik hastalığı olanlara, toksin alerjisi, anaflaktik reaksiyonu olan kişilere, aktif deri hastalığı olanlara, sistemik enfeksiyonu olanlara ve uygulama bölgesinde lokal enfeksiyonu olanlara yapılmaz.

  • Botoks kimlere yapılır?

    Gerekli olduğu hekim tarafından saptanmış kadın erkek herkese, her yaşta uygulanabilir.

  • Botoks'u kimler yapabilir?

    Botulium toksini uygulamasını sadece hekimler yapabilir. Medikal Estetik Uygulama sertifikası olan hekimler, plastik cerrahlar, cildiye, KBB, Kadın-Doğum gibi uzmanlık eğitiminde medikal estetik uygulamaları eğitimi alan hekimler uygulayabilir.

  • Botoks yapmanın zararı var mıdır?

    Doğru dozda yapıldığı sürece zararı yoktur. İstenmeyen etkiler veya yetersiz etki oluşursa deneyimli bir doktor kontrol seansında gerekli düzeltmeyi yapar. Kızarıklık, ağrı, duyarlılık, şişlik, morluk, kaşıntı, enfeksiyon, alerji, küçük kitle, renk değişikliği gibi geçici yan etkiler olabilir.

    Yan etkiler gelişir ise yapılacak antidot uygulamalar ile yan etki ortadan kaldırılır. Antidot uygulamalar kök hücre, ozon, glutatyon, DMAE, R.F. , Tens, sıcak uygulamaları ve zorunlu kas egzersizleri gibi uygulamalardır.

  • Botoksun etkileri nelerdir?
    • Kas çalışmasını azaltarak kırışıklıkların düzelmesini sağlar.
    • Aynı mekanizma ile migren ağrılarını durdurur.
    • Ter bezlerini etkileyerek aşırı terlemeyi önler.
    • Çiğneme kası aktivitesini azaltarak diş gıcırdatmasını ve hasarını önler.
    • Şaşılıkta ve yüz felci asimetrisi tedavisinde kullanılır.
    • Boyunda platysma bantlarının aktivitesini azaltarak boyundaki sarkma ve kırışıklıkları önler.
  • Botoks (botulinum toksin) nedir?

    Konserve toksini olarak da bilinen Clostridium Botulinum adlı bakteriden elde edilir. Çeşitli tipleri vardır. Toksin olduğu halde çok çok azaltılmış hali şişelendiği için kişiye zarar vermez. Yeterli dozda yapıldığında yüz ifadesi değişmez, mimikler tamamen kaybolmaz. Canlı genç bir görünüm elde edilir.

  • Burun estetiği sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

    Burun estetiği oldukça yaygın şekilde uygulanmaktadır. Sık şekilde uygulansa da oldukça komplike bir operasyondur. Bundan dolayı da yalnızca alanında uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir.

    Burun estetikleri günümüzde aynı günde taburcu edilebilen kolay operasyonlar olsa da ameliyatta dikkat edilmesi gereken bazı durumlar bulunmaktadır.

    Burun estetiği olan hastaların beslenmesi ve sağlığına dikkat etmesi iyileşme sürecini hızlandırır. Bu sürece sigara içmemesi, burnunu darbelere karşı koruması gibi önlemler alınması gerekmektedir.

  • Ameliyatsız burun estetiği nedir?

    Ameliyatsız burun estetiği işlemleri genellikle dolgu olarak yapılmaktadır. Şayet burun yapısı da uygunsa, burunda meydana gelen deformasyon veya asimetri bozukluklarında ameliyatsız yöntemler tercih edilebilir.

  • Burun estetiği ameliyatı yöntemleri nelerdir?

    Rinoplasti yani burun estetiği operasyonu farklı yöntemlerle uygulanabilmektedir. Hastanın burun yapısı ve ihtiyaçlarına göre kapalı ya da açık yöntemlerle burun operasyonu gerçekleştirilebilir. Diğer yöntemler ise; endoskopik, dinamik, 3 boyutlu ve tamponsuz burun işlemleridir.

    Genellikle açık ve kapalı olan rinoplasti yöntemleri uygulanmaktadır. Kapalı yöntem burun estetiği işlemleri, burun ucuna müdahale yapılıyorsa tercih edilir. Açık ameliyatlar solunum sorunları ve şekil bozuklukları için tercih edilmektedir.

  • Burun estetiğinde yaş sınırı var mıdır?

    Burun estetiği operasyonu, dünyada en çok uygulanan estetik işlemlerin başında gelmektedir. Kemik gelişimini tamamlamış olan kişilere ve ameliyata uygun yaştaki herkese rinoplasti işlemi uygulanabilir.

    Burun işlevlerindeki bozukluklar için küçük yaşlarda doktor önerisi ile ameliyat uygulanabilir. Ancak estetik amaçla yapılan ameliyatlar için 18 yaşın beklenmesi gerekmektedir.

  • Burun estetiği kimlere yapılabilir?

    Burun estetiği ameliyat olmasına engel teşkil etmeyen sağlıklı bireylerin tamamına uygulanabilmektedir. Özellikle estetik sorunlarla beraber işlevsel bozukluklara sahip olan hastalara da uygulanmaktadır.

  • Burun estetiği hangi durumlarda yapılmalıdır?

    Burun estetiği birçok durumla yapılabilir. Burun yapısındaki estetik olarak memnun olunmayan durumlar, kemer görünümü, burun düşüklüğü, burun ve alın arasındaki açıların düzeltilmesi, burun kırılmaları gibi durumlarda uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra solunum problemleri, burun eti ya da deviasyon gibi durumlarda burun estetiği uygulanmaktadır.

Saç Ekimi

  • Saç ekimi kellik sorununu ortadan kaldırabilir mi?

    Donör bölge elverişli ve verimli olduğu takdirde; saç ekimi kellik sorununu kesin olarak ortadan kaldıran bir yöntemdir.

  • Saç ekiminden sonra iyileşme süreci

    Operasyondan sonra iyileşme süreci uygulanan tekniğe göre ortalama 5-10 gün arasında değişmektedir. Bu dönemde yaşanan ödemi azaltmak için başın dik tutulması önerilir. Saç köklerinin yeni yerlerine adapte olabilmeleri için ekim yapılan alanı kaşımamak, direkt güneş ışığından korumak ve bölgeyi herhangi bir darbeden korumak gereklidir. Operasyondan sonra olası olan enfeksiyon komplikasyonunu önlemek için uzmanınız tarafından reçete edilen antibiyotik önerildiği şekilde aksatılmadan kullanılmalıdır. İlk yıkama işlemi uzmanınız tarafından yapılır. Sizin tarafınızdan yapılacak olan sonraki yıkamaları önerilen adımları takip ederek yapmanız gerekmektedir.

  • Saç ekimi saçlar kazınmadan uygulanabilir mi?

    Kadın danışanlarımız ve saçlarını uzun kullanmayı seven erkek danışanlarımız tarafından saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında ilk karşılaştığımız sorudur. Evet saçların tamamına tıraş işlemi yapılmadan saç ekimi yapılması mümkündür. DHI yöntemi ile sadece ense kısmındaki saçlar tıraş edilerek, ekim bölgesinde herhangi bir saç tıraşı yapmadan saç ekimi yapılabilir.

  • Saç ekimi işlemi ikinci kez yapılabilir mi?

    Evet uygulanabilir. Fakat, ikinci uygulama için ilk operasyonun üzerinden en az 6 ay geçmesi gereklidir. Bu süre içinde donör bölge tam anlamıyla iyileşip kendini toparlayabilir. Daha kısa bir süre zarfında ikinci operasyonun gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

  • Saç ekimi ile saçlar kalınlaşır mı?

    Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında yer alan bir başka sorudur. Daha önce de bahsettiğimiz gibi; zayıflamış ve seyrekleşmiş saçların gürleştirilmesi saç ekimi ile mümkündür. Bu noktada ayırt edilmesi gereken durum şudur; saç ekimi saçlarınızın gür görünmesini sağlayabilir. Fakat, üretilen saç tellerinin kalınlığında bir değişiklik olmaz. Saç tellerinin daha kalın olmasını sağlamak için; PRP ya da mezoterapi gibi saç tedavilerinden yararlanılabilir.

  • Zayıflayan (incelen) saç üzerine ekim yapılabilir mi?

    Saç ekimi yapılabilmesi için saç dökülmesinin neredeyse durmuş olması gereklidir. Bunun sebebi; hastanın ileriki dönemde, operasyon yapılmış alanın etrafında yeni saç kayıpları yaşayabilecek olması ihtimalidir. Bazı kişilerde saç dökülmesi neredeyse durmuş olduğunda; belli bir bölgede tamamen saç kaybı yerine seyrelen ve zayıflayan saçların kalmış olduğu gözlenebilir. Böyle bir durumda kalan zayıf saçlar, saç ekimi operasyonu ile sıklaştırılıp, daha gür görünmeleri sağlanabilir.

  • Saç ekimi helal midir?

    Saç ekiminde; dökülen saçlarınız yerine bir başkasının saç kökleri ya da sentetik maddeler kullanılmaz. Ekim yapılması gereken alana nakledilen kökler, yine size ait olan köklerdir Bu nedenle dinsel açıdan; yasak kapsamında olmadığı ve caiz olduğu söylenebilir.

  • Saç ekiminden sonra dökülme olabilir mi?

    Operasyondan sonra yaşanan tek dökülme; şok dökülme sürecidir. Operasyondan 2-8 hafta arasında yaşanan şok dökülme sürecinde; ekilen kökler üzerlerinde bulunan saç tellerini yeni kökler üretmek için dökerler. Bu süreç bittikten sonra kalıcı saçlarınız çıkmaya başlar. Bu noktada unutulmaması gereken her saç kökünün bir yaşam döngüsü olduğudur. Yeni saç telleriniz yaşam döngülerini tamamladığında dökülseler de; yerlerine yeni saç telleri gelecektir. Operasyondan sonra yaşanılan saç dökülmeleri saç kaybı ile sonuçlanmaz.

  • Saç ekimi doğal mıdır?

    Uzman bir ekip ya da doktor tarafından uygulanan saç ekimlerinden sonra; ekilen saçlar ve etraflarında bulunan saçlar arasında herhangi bir fark olması mümkün değildir. Saçlar oldukça doğal bir bütünlük sergiler. Bir saç ekimi operasyonunun doğal sonuçlanması için, yeteri kadar greft ekilebilmesi, kanal açısının ve saç çıkış yönünün doğru hesaplanması ve ön saç çizgisinin mükemmel bir simetriye sahip olması gereklidir. Tüm bu gereklilikleri ekim sırasında yerine getirebilmek ise uzmanlık ister. Bu sebeple uzman kişilerce gerçekleştirilen ekimler kesinlikle doğal sonuç verir.

  • Saç ekiminden sonra oluşan izler kalıcı mıdır?

    FUE, DHI ve Perkütan teknikleri, uzman bir kişi tarafından uygulanmışsa kalıcı bir ize neden olmaz. Bu tekniklerin uygulandığı operasyonlardan sonra iyileşme dönemi tamamlandığında; ekim yapılan bölgede ya da donör alanda her hangi bir iz kalması söz konusu değildir. Ancak en eski yöntem olan FUT tekniği; içerdiği kesi ve dikiş prosedürlerinden dolayı donör bölgede iz kalmasına neden olmaktadır.

  • Saç ekimi kalıcı sonuç verir mi?

    Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında neredeyse ne merak edilen soru; sonucun kalıcı olup olmayacağıdır. Saç ekimi daha önce saç kaybı yaşadığınız alanların kalıcı şekilde yeniden saçlandırılması işlemidir. Özellikle erkeklerde saç kaybı yaşanmasının temel nedeni DHT hormonudur. DHT hormonu, fazla salgılandığında saç köklerinde birikerek köklerin beslenmesini engeller ve beslenemeyen kökler zaman içerisinde kaliteli saç üretme özeliklerini kaybeder. Bu drum saç kaybının temelini oluşturur. Donör bölgenin neredeyse her zaman ense bölgesi olmasının temel nedeni de bu durumdur. Çünkü ense kısmında bulunan saç kökleri DHT hormonuna karşı duyarsız olmasının yanı sıra dökülmeye meyilli değildir. Yeni yerlerine adapte olduktan sonra da bu durum deva eder ve hayat boyu kullanabileceğiniz kalıcı saçlarınıza kavuşmuş olursunuz.

  • Saç ekimi işleminin yan etkileri nelerdir?

    Operasyondan sonra iyileşme döneminde ödem oluşması ve ekim alanında saç kökleri etrafında küçük kabuklanmalar, hafif sızlamalar ve ağrılar meydana gelmesi saç ekiminin yan etkileri arasında yer almaktadır. İyileşme döneminde yaşanan postoperatif yan etkiler 15 gün içerisinde kendiliklerinden geçer.

  • FUE saç ekimi nedir?

    FUE, saç ekiminde en bilinen ve en sık tercih edilen tekniklerden biridir. Hastanın tüm saçları 3mm uzunluğunda olacak şekilde kısaltıldıktan sonra donör bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Mikro motor adı verilen cihazla gevşetilen greftler cımbıza benzer bir aletle toplanır. Ekim yapılacak bölge uyuşturularak, bladeler kullanılarak köklerin yerleştirileceği kanallar açılır. Toplandığında üzerinde bir miktar doku parçası bulunan greftler doku parçalarından ayrıştırılarak kalan saç kökleri kanallara yerleştirilir. En son aşamada donör bölge pansuman yapılarak kapatılır.

  • Saç ekimi işleminde kullanılan greftler nerden alınır?

    Ekim yapılacak alana yerleştirilen saç kökleri hastanın kendisine ait olan greftlerdir. Saç ekiminde başkasından alınmış bir saç kökünün kullanılması mümkün değildir. Kullanılan greftler genellikle hastanın ense bölgesinden alınır. Ense bölgesinin yeterli olamadığı durumlarda göğüs ya da çene bölgesinin donör olan yapılması mümkündür. Ancak ilk tercih her zaman ense bölgesidir.

  • Saç ekimi ne kadar sürmektedir?

    Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında ilk sırada; operasyonun ne kadar süreceği yer alır. Saç ekimi operasyonlarının süresi alınan greft sayısına ve uygulanan tekniğe göre değişiklik gösterebilmektedir. Ortalama bir saç ekimi operasyonunu baz alarak; saç ekim operasyonlarının 6-8 saat arasında değişiklik gösterdiği söylenebilir

Metabolik Cerrahi

  • Metabolik Cerrahi ameliyatından kesin fayda görebilir miyim?

    Eğer test sonuçlarınız olumlu ise bu uygulamadan fayda görürsünüz.

  • İyileşmem ne kadar sürer?

    Ameliyatlar sıklıkla laparoskopi yöntemi ile kapalı olarak, karnınıza açılan küçük deliklerden kamera vasıtası ile ameliyat yapılmaktadır. Genellikle ilk gün dışında çok ciddi ağrınız olmayacaktır. Ameliyat olan hastalar genellikle ertesi gün ayağa kalkmaktadır. Sıklıkla 5-6 gün hastanede kalınması gerekmektedir. İş başı yapmanız 10 ile 15 günü bulacaktır.

  • Ameliyat ne kadar sürer?

    Hastanın durumuna göre değişmekle beraber 1,5 ile 7 saat arasında değişmektedir.

  • Güvenli bir ameliyat mıdır?

    Güvenlidir; çünkü ameliyat esnasında kesme ve birleştirme işlemleri tek kullanımlık aparatlarla yapılmaktadır. Kullanılan bütün araç ve gereçler en son teknoloji ürünleridir. Ameliyatınızda olacak tüm cerrahi ekibi ve anestezi uzmanları uzun zamandan beri bu ameliyatları yapmakta olan deneyimli ve kendini Metabolik Cerrahi’ye adamış doktorlardır.

  • Metabolik Cerrahi obezite ameliyatı mıdır?

    Hayır. Tip 2 diyabet hastalarına uygulanabilen ameliyatlardır. Zayıf şeker hastasına yapılması gereken ameliyat farklıdır, kilolu şeker hastasına yapılması gereken ameliyat farklıdır, obez şeker hastasına yapılması gereken ameliyat farklıdır.

  • Şekerden kurtulur muyum?

    Ameliyat sonrası şekerle ilgili komplet remisyon (normale dönme) şansı ameliyatına göre değişmekle beraber 8 ila 30 yıl için %70-%98 arasında değişmektedir. Bu sizin vücudunuzdaki insülin depoları, aktiviteleri ve diğer test sonuçlarına da bağlıdır. Metabolik Cerrahi uygulamalarının başarı şansı %100 değildir. Ancak, takdir edilmelidir ki %70-98 aralığı da çok yüksek bir başarı şansıdır. Öte yandan ameliyattan fayda görme (kullanılan ilaç sayısında azalma, insülini bırakma veya dozunda azalma) oranı hiç tartışmasız %100’dür.

  • Kriterler nelerdir?

    Metabolik Cerrahi uygulamalarından fayda görebilmeniz için aşağıdaki 3 kritere sahip olmanız gerekmektedir:

    • En asgari %20, tercihen %25’lik insülin deposuna sahip olmanız ve bu deponun en az yarısının canlı (aktif) olması,
    • Yağ dokusu kaynaklı direnç homonlarınızın belirli sınırlar dahilinde olması,
    • Akyuvarlar tarafından yapılıp, kana salınan ve pankreastaki insulin üreten beta hücrelerinde hasara neden olan bazı maddelerin normal sınırlar dahilinde olması gerekmektedir.
  • Ameliyat için uygun bir aday mıyım?

    Ameliyat kararı verilebilmesi için bir kaç adet kriter bulunmaktadır:

    En az 2 yıllık diyabet geçmişi olup, uygun ilaç veya insulin tedavisine rağmen şekeriniz kontrol altına alınamıyorsa,

    Hastalığınız gittikçe ilerliyor ve organ hasarı başlamışsa.

    Kimler tedavi için acele etmeli?

    Denenen tüm tedavilere rağmen şekeri düzene girmeyenler,

    3 aylık ortalama kan şekeri (HbA1c) yüksek seyredenler,

    Hastalığın ilerlemesi ve ilaç/insulin tedavisinden istenilen sonucun alınamaması,

    Böbreklerinizde, gözlerinizde, karaciğerinizde, ayaklarınızda ve kalbinizde ve diğer organlarınızda oluşması muhtemel komplikasyonlar için daha fazla beklemeyin.

  • Neden ameliyat?

    Medikal tedaviye rağmen diyabet sürekli ilerlemeye devam eder. Diyabet hastalığının komplikasyonları oldukça fazladır: böbrekler, gözler, sinirler, kalp ve beyin gibi organlara genellikle geri dönüşü olmayan ciddi Zararlar verir ve hatta organ kayıpları yaşanabilir.

    Ameliyat yüksek şekeri kontrol altına alır. Hipertansiyonu düzeltir. Böbrekler ve karaciğer üzerine düşen yükü azaltır ve organ hasarını durdurur. Ameliyat sonrası kolesterol ve trigliserid yüksekliği ve bunlara bağlı sorunlar da ortadan kalkar. Ayrıca fazla kilolarınızdan kurtulur ve kilo kontrolü sağlamanız da mümkün olur.

  • Tüp Mide operasyonu kimler için uygundur?

    Eğer Vücut Kitle İndeksiniz(VKİ), 35 in üzerinde ve hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, tip 2 şeker hastalığı, insülin direnci, osteoartrit (romatizma), uyku apne sendromu, karaciğer yağlanması vb. gibi hastalıklardan en az bir veya iki tanesine sahipseniz veya Vücut Kitle İndeksiniz (VKİ) direkt olarak 40’ın üzerinde ise, yaşınız 18 ile 65 Aralığında ve genel anestezi almanıza engel bir durum yoksa bu operasyon için uygunsunuz demektir.

Ağız ve Diş Sağlığı

  • İmplant tedavisi pahalı mı?

    İmplant fiyatı; marka, model, imal edildiği ülke ve tedavinin uygulandığı ülkeye göre değişiklik gösterir. Örneğin İsviçre’deki bir implant tedavisi Türkiye’deki implant tedavisi ile aynı marka implant kullanılarak yapıldığı karşılaştırılırsa yaklaşık 10-20 kat daha pahalıya gelmektedir. Almanya ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda ise 5’te bir fiyatına aynı marka implant tedavisi uygulanabilir.

  • İmplantın markası önemli mi? İmplantın kalitelisi olur mu?

    Günümüzde kullanımı artığından dolayı çok sayıda implant markası mevcut. İmplant firmasının çok uzun süredir piyasada olması birçok tecrübeyi beraberinde getirir. Firmalar bu tecrübeleri implantlarına yansıtarak implantların en iyi şekilde hizmet etmesini sağlar.

    Ayrıca implantların ara parçası olarak adlandırılan birçok farklı amaçlı parçalarında rahat bulunabilmesi o implant için bir avantajdır. İmplant markasının tedaviyi yapan hekimin güvendiği bildiği ve tecrübesinin olduğu kalite belgeli ürünler olması önemlidir.

    Birçok iyi özelliği bir arada bulunduran implanta, kaliteli implant diyebiliriz. Dolayısıyla biz de tercihimizi yaparken hastalarımız için bu iyi özelliklerden en fazlasını barındıran implantları tercih ediyoruz. Böyle olduğu zaman hem sonuçlar uzun ömürlü oluyor, hem de hastalarımız implantlarını rahatlıkla kullanabiliyorlar.

  • Diş çekimi sonrası implant yapılabilir mi?

    Çoğu durumda implant yapılacak bölgedeki kemik yapısı uygun ise diş çekiminden hemen sonra çok rahat implant yapılabilir. Genelde bu işlem sonrası bölgede kemik tozu ilavesi ile implant desteklenir.

  • İmplant uygulanacak bölgede kemik yetersizliği varsa ne yapılır?

    İmplant uygulanacak bölgede bazen çeşitli nedenlerle uygun miktarda kemik bulunmayabilir. Bu durumda çene cerrahı tarafından yapılacak değerlendirme sonrasında ilgili bölgede kemik oluşturma işlemleri (ogmentasyon, kemik grefti uygulaması, kemik tozu uygulaması, box tekniği ile ogmentasyon) yapılarak kemik hacmi istenilen boyutlara çıkarılabilir.

  • Her hastaya implant yapılabilir mi?

    Genel sağlık durumu iyi, büyüme-gelişme çağını tamamlamış olan hastalarda kemik yapısı uygunluğu panaromik röntgen filmiyle değerlendirildikten sonra implant uygulanabilir. Şeker, tansiyon veya kalp gibi kronik rahatsızlıklarda hastalığınız kontrol altında ise implant uygulanabilir.

  • İmplant tedavisi sonrasında bakım gerekir mi?

    İmplant tedavisi de aslında kendi dişlerimiz gibi bakım ve doktor kontrolü gerektiren bir tedavi yöntemidir. İmplant yapıldıktan sonra eğer dişler düzgün fırçalanmıyorsa, çok fazla sigara içiliyorsa, diş hekimi kontrolüne uygun aralıklarla gidilmiyorsa; kendi dişlerimiz zarar gördüğü gibi implantlar da zarar görebilir. Ama iyi bakım yapılan yani iyi bakımdan kastımız dişlerimiz fırçalanıyorsa, ağız suyu kullanıyorsak, çok fazla sigara içmiyorsak veya hiç içmiyorsak, 6 ayda bir diş hekimine gidip gerekli bakımları yaptırıyorsak implantlarımızı ömür boyu kullanabiliriz.

  • İmplant tedavisi zor bir tedavi mi?

    Hastalarımızın bazen implant tedavisinden çekindiklerini duyuyoruz. ‘İmplant sırasında canım acıyacak mı? İmplant yapıldıktan sonra ben bu süreci nasıl geçireceğim, ağrım olacak mı?’ diye endişeleri olabiliyor. Bunlara çok net bir şekilde ‘Hayır’ diyebiliriz. Çünkü implant tedavisi, lokal anestezi altında uygulanıyor ve hastalarımız işlem sırasında ağrı hissetmiyor. Daha sonrasında ise çok hafif ağrı olabiliyor. Bu dönemde de hastalarımız mutlaka ağrı kesici ve antibiyotiklerini kullanıyorlar.

    Eğer ilaçlarını doğru kullanırlar ve hekimlerinin tavsiyelerine uyarlarsa, iyileşme sürecini de sorunsuz bit şekilde geçireceklerdir. Tabii ki ağızda cerrahi bir müdahale olduğu için biraz rahatsızlık hissedebilirler. Çok keyifli bir şekilde yiyeceklerini yemeye devam edemeyebilirler ama bu süreç en fazla 1-2 gün sürecektir. Sonrasında her şey normale dönecektir.

  • İmplant tedavisi ne kadar sürer?

    İmplant tedavisi için bir hafta yeterlidir. Ayrıca kendinden eriyebilen dikiş sayesinde bir günde de tedavi yapılabilir ancak bu durumda geçici protez yapılamayacaktır. Tedavinizin ilk aşaması implant tedavisidir, ikinci aşamada ise 3-6 ay arasında implantın kemiğinize kaynaması beklenir ve sonrasında bir hafta süre içinde implant üstüne gelecek porselenler yapılır. İmplant cerrahi bir işlemdir. Lokal anestezi altında yapılır ve tek bir implantın yapım süresi yaklaşık 10-15 dakikadır.

    Bunu hastanın koltukta oturma süresi olarak değerlendirebiliriz. Bir implantın başlandıktan sonra bitimine kadar geçen süre sadece 3-4 dakikadır. Hasta bu süre içerisinde kesinlikle ağrı sızı hissetmez. O bölge tamamen uyuşuk haldedir. 2-3 saat içerisinde uyuşukluk geçer, bu süre içerisinde de hastamız 1- 2 gün kullanacağı ağrı kesiciyle bu süreci rahatlıkla atlatır ve sağlıklı bir implanta sahip olmuş olur.

  • İmplant tedavisi nasıl uygulanır?

    İmplantlar; cerrahi bir prosedürle çene kemiğinde yapılması planlanan implant için uygun pozisyonda, çapta ve uzunlukta yuvalar açılarak yapılır. İmplant yerleştirilmesi cerrahi bir işlem olduğundan, kullanılan malzemelerin kalitesi, ortamın sterilizasyon ve hijyen şartlarının sağlaması en önemli kriterlerdendir. İmplant cerrahisi için lokal anestezi ile o bölgenin uyuşturulması yeterlidir.

  • İmplant nedir?

    İmplant veya dental implant; çene kemikleri içerisine yerleştirilen ve kemiğin bu implant çevresinde iyileşerek kendisinden bir parça olarak kabul etmesi amaçlanan, titanyumdan imal edilmiş vida veya kök formunda yapılardır.

Check-up

  • CHECK-UP’A GELMEDEN ÖNCE NE YAPILMALIDIR?

    Check-up testlerinde kan tahlili yapılacağı için değerlerinizin doğal görünmesi gerekmektedir. Randevunuz sabah saatlerinde ise gece 12’den önce yemek yemeyin ve çok az su için. Eğer randevunuz öğleden sonra ise kahvaltı yapmadan gelin. Randevunuzdan önce en az 12 saat sigara, 72 saat alkol tüketmeyin. Kadınlar için regl dönemindeyseniz randevunuzu erteleyin. Aynı şekilde belirli bir hastalık neticesinde ilaç kullanıyorsanız randevunuzu ertelemeniz gerekmektedir.

  • CHECK-UP BİZE NELER SAĞLAMAKTADIR?

    Check-up testleri sayesinde, sağlıklı bireylerin ileriki dönemlerde ortaya çıkabilecek hastalık belirtilerini tespit edilmekte ve erken teşhis koyulmaktadır. Bu erken teşhisler sayesinde hastalık büyümeden önlem alınır ve hastalığın ortaya çıkması engellenir. Yani check-up bizlere sağlıklı bir yaşam sağlamaktadır.

  • HANGİ HASTALIKLARIN ERKEN TEŞHİSİ CHECK-UP iLE MÜMKÜNDÜR?

    Yaş grubuna göre check-up programları değişmekle birlikte genel anlamda kolesterol oranı (kandaki yağ oranı), şeker rahatsızlığı (diyabet), hiper ve yüksek tansiyon, kalp ve kalp hastalıkları, akciğer ve akciğer rahatsızlıkları, böbrek ve böbrek hastalıkları, bulaşıcı hepatite bağlı karaciğer hastalıkları, akciğer, kalın bağırsak, karaciğer, pankreas, mesane kanserleri ve erkeklerde prostat, kadınlarda meme, rahim ve rahim ağzı gibi kanserler, kemik erimesi ve bazı kan hastalıkları check-up programları ile tespit edilebilir.

  • CHECK-UP SÜRECİ NASIL İŞLEMEKTEDİR?

    Check-up sanıldığı kadar zor ve uzun süren bir işlem değildir. Yapılan testlere göre değişse de genel olarak check-up’ın yapılması birkaç saat sürmektedir. Kanınızdan alınan örneklerle laboratuvar sonuçların çıkması ise 4-5 günü bulmaktadır.

  • CHECK-UP KİMLERE VE NE KADAR SIKLIKLA UYGULANMALIDIR?

    Check-Up uygulamasının doğru zamanda ve doğru kişilere yapılması birçok tehlikeli hastalığın ortaya çıkartılmasını ve korunmasını sağlayabilir. Check-Up uygulaması için gerek şart şikayet ve hastalık olmamalıdır düzenli bir şekilde yılda bir kez uygulanacak check- up sayesinde erken dönemlerde belirti görünmeyen ve sinsi bir şekilde ilerleyen hastalıklar tepit edilebiliyor.

  • NEDEN CHECK-UP YAPTIRMALISINIZ?

    Check-Up Uygulaması her hangi bir şikayeti bulunmayan kişilerde, görünmeyen, açığa çıkmayan ve ileri dönemlerde rahatsızlığa yol açabilecek muhtemel sorunların tespitini ve önleyici tedbirlerin uygulanmasını sağlar. Çağdaş tıbbın amacı hastalık meydana gelmeden evvel muhtemel risklerin tespit edilip gerekli tedbirlerin ve tedavi yöntemlerinin uygulanmasıdır. Bundan dolayı herhangi bir şikâyet olmasa bile her sağlıklı insanın belirli zamanlarda sağlık taramasından geçmesi gerekir. Tabii ki Bu zaman aralıkları kişinin yaşına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebilir.

Tüp Bebek

  • Tüp Bebek Tedavisinde Başarı İhtimali Nedir?

    Tüp bebek işleminde anne adayının yaşı ile embriyo kalitesi başarı oranını doğrudan etkileyen faktörler arasındadır. Yaşa yönelik istatistiklerin yanı sıra, tüp bebek tedavisinin başarı oranını etkileyen faktörler şunlardır:

    • Yüksek kilo (Vücut Kitle Endeksi Değeri'nin 30'un üzerinde olması)
    • Azalmış yumurtalık rezervi
    • Sperm kalitesi
    • Spermin tutunma sorunu ve sayısında azalma
    • Rahim ve fallop tüplerinde bulunan sorunlar
    • Sperm ve yumurtalıklara zarar veren bağışıklık sistemi problemleri
    • Rahimde tutunmayı engelleyen polip, yapışıklık endometriozis gibi durumların varlığı
    • Kadın ve erkek için sigara kullanımı
    • Stres, dengeli beslenme ve alkol kullanımı
  • Tüp Bebek Tedavisinde Yaş Sınırı Nedir?

    Tüp bebek tedavisi süreci, kadının yumurtalık rezervlerinin değerlendirilmesi ile başlar. Adetin 3. gününde yapılacak olan ultrasonografi ve birtakım hormon testleri sayesinde yumurtalık rezervi değerlendirilebilir. Bu incelemeler sonucunda yumurtalık rezervinin iyi durumda olduğu belirlenirse, 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

    Tüp bebek tedavisinde ileri yaş durumunun bazı kromozomsal etkilerinden dolayı embriyonun detaylı olarak incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca 38 yaş ve sonrasında tüp bebek tedavisine başlayacak olan kadınlar için preimplantasyon genetik tanı metoduna başvurması, embriyo durumunun değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu nedenlerden dolayı kadınların ileri yaşları beklemeden tedaviye başlamaları önerilir.

  • Tüp Bebek Tedavi Süreci Neleri Kapsar?

    Adet dönemleri düzenli olan kadınlarda her ay tek bir yumurta oluşmaktadır. Tüp bebek tedavisi başladığında, dışarıdan verilen hormon ilaçları yardımı ile bu sayı artırılmaya çalışılır. Her bir tedavi prosedürü farklılıklar gösterse de temel amaç yumurta gelişimini sağlayan ve erkek yumurtlamayı engelleyen hormon tedavileri paralel olarak uygulanmaktadır. Hormon ilaçlarının kullanım süresi boyunca yumurta gelişimi takip edilir ve gereken durumlarda doz ayarlamaları yapmak için kan testleri ve ultrason incelemeleri yapılmaktadır. Bu şekilde takip eden süreç sonunda istenilen olgunluğa erişen yumurtalar, çatlatma iğnesi ile toplanmakta ve laboratuvar şartlarında erkekten alınan sperm hücreleri ile döllenmektedir.

    Döllenen yumurtalar, 2 ila 6 gün arası laboratuvar şartlarında ısı ve atmosfer kontrolü yapılarak kültür ortamında gelişmeye bırakılır. Belirlenen süre sonunda en iyi gelişimi gösteren embriyolar seçilir ve rahim içerisine yerleştirilir. Transfer edilmesi istenen embriyo sayısının belirlenmesi hususu çiftler ile detaylı olarak görüşülür. Çünkü embriyo sayısı gebelik şansına ve çoğul gebelik riskine direkt olarak etki eden bir faktördür.

  • Tüp Bebek Birimi Hangi Hastalıklara Bakar?

    Yardımcı üreme tekniği olan tüp bebek tedavisi, nedeni açıklanamayan kısırlık, anne adayında enfeksiyon ve tüplerdeki tıkanıklık, ileri yaş, erkeklerde ise sperm kalitesi düşüklüğü ve sayısının azlığı ile obezite gibi problemler nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftlere yardımcı olma amacını taşımaktadır.

Ödeme Yöntemleri
Nakit
Havale / EFT
Kredi / Debit Kart
Kripto Ödeme
Bizi Takip Edin
Facebook Instagram Twitter Linkedin